Ekonomide tüketilen toplam enerji ile GSYİH arasındaki oran enerji yoğunluğu olarak tanımlanmaktadır. Toplam enerji yerine elektrik enerjisi alınırsa ülke ekonomisindeki elektrik enerjisi yoğunluğu bulunabilir.
Bu amaçla OECD ülkelerinde elektrik enerjisi yoğunlukları ve kişi başına brüt üretim ve arz değerleri verilmektedir. Ülkemizdeki elektrik enerjisi yoğunluğu değerleri gelişmiş ülkelere yakın olmasına karşın kişi başına üretim ve arz değerleri oldukça düşük seviyelerdedir. Enerji Yatırımındaki Sorunlar VII. plan döneminde enerji yatırımlarındaki özel sektör katkısının arttırılması amaçlanarak kamu yatırımları yavaşlatılmış ancak çeşitli nedenlerle planlanan özel sektör yatırımları da hayata geçirilemeyince 2001–2002 yıllarında yedeksiz çalışma durumu veya enerji açıkları gündeme gelmiştir.
Geçiş dönemindeki bu aksaklıklar enerji üretim ve iletim sistemi planlarını olumsuz yönde etkilemiştir.
Elektrik enerjisi sektöründe yaşanmakta olan sorunlar aşağıda özetle verilmektedir:
>>Elektrik Enerjisi Piyasası Kanununun halen çıkmamış olması ve sektördeki 20-30 yıllık bir dönemde bağlayıcı hükümler içeren özelleştirme faaliyetlerinin mevcut kanunlarla devam etmesi; özelleştirmenin ana amacı olan rekabet alanında beklenen gelişmelerin gerçekleşmeyeceğini düşündürmektedir.
>>Özelleştirme sürecinin uzaması işletme hakkı devir edilecek mevcut üretim ve dağıtım tesislerinde yapılması gerekli rehabilitasyon çalışmalarının da aksamasına sebep olmuştur.
>>Özelleştirme sürecinde, santrallerde ve dağıtım sisteminde çalışan personelin bu beklenti nedeniyle motivasyonu azalmıştır.
>>Dağıtımda teknik kayıp ve kaçak enerji kullanımı artmıştır. Bu durum iletim sistemi kurulu kapasitelerini ve işletmesini de olumsuz etkilemektedir.
>>Madencilik sektöründe yapılmayan yatırımlar termik santrallerde önemli ölçüde üretim kayıplarına sebep olmuştur.
>>1999 yılı kurulu gücünün yüzde 10’unu oluşturan ve aynı yõl 12.6 milyar KWH enerji üretmiş olan otoprodüktör santrallerinin bu katkıları olumlu bir gelişme olmakla beraber, birçoğu düşük verimli, pahalı üretim yapan tesisler olarak gerçekleşmiştir.
>>YID modeliyle yapılarak işletmeye alınan santrallerin tarifeleri yüksektir ve uzun vadeli rekabete imkân vermeyen yüzde 100 alım garantili kontratlar mevcuttur.
>>Üretim, iletim ve dağıtımdan sorumlu bazı imtiyazlı şirketler yıllardır yapılması gereken yatırımları yapmamakta ve sorumlu oldukları gerilim düşümü ve enerji sıkıntısı sorunları yaşanmaktadır.
>>Gelişmişliğin bir göstergesi olan enerji tasarrufu, verimlilik ve talep yönetimi konusunda halen hiçbir plan ve uygulama başlatılmamıştır.
>>Sektördeki AR-GE çalışmaları yok denecek kadar azdır. Sanayi Üniversite işbirliği gelişmemiştir ve sektör bu alanda ülke potansiyelini kullanamamaktadır.
Kaynak: Yaratım İçerik İletişim (Bu yazı Devlet Planlama Teşkilatı VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı Elektrik Enerjisi Özel İhtisas Komisyonu Raporu’ndan derlenmiştir.)
|